17 Ekim 2014 Cuma

Yaşananların asıl sebebi devlet bürokrasisinin 12 yıl içinde çürütülmesidir. Bürokrasinin felç edilmesi aynı zamanda devletin felç edilmesi. En büyüğünden en küçüğüne kadar devletin tüm yönetim kademesi liyakat esasına göre degil siyasete göre dizayn edildi ve kimse işini bilmiyor! Mevcut ve yetişmiş bürokratların çoğu 12 yıl içinde ya emekli oldu ya tasfiye edildi. Yerlerine gelenlerle alabileceğimiz yol bu kadardı. Bu durum asker için de, polis için de, akla gelen tüm devlet kademeleri için de böyle. Herhangi bir müdürlüğe gittiğinizde yönetici kadronun yüzüne iyi bakın. Orayı hak etmediğini ve işini bilmediğini anlamanız zor değil. En büyüğünden en küçüğüne kadar dikkatle bakın, aslında hepsi aynı adam ve aynı bayan. Tornadan çıkmış gibi. Devlet ehliyetini yeni almış bir bayanın kullandığı araba gibi. Nereye gideceğini kimse bilemez.

15 Ekim 2014 Çarşamba

Çok ayıp ettik… Çocuklarımıza, tarihimize, inancımıza… Çok ayıp ettik… Yaşadığımız günü, kendimizi kurtarmak adına, çocuklarımızın yaşayacağı günlere ihanet ettik. Belli belirsiz bir tarihi yeniden yazacağız diyerek, yaşanmış, koskoca bir tarihe ihanet ettik. Doğrudan, iyiden yana olan, olmak zorunda olan inancımızı, zavallı hırslar ve iktidar kavgalarına kurban ettik. Çok ayıp ettik…

14 Ekim 2014 Salı

İster beş yıl, ister elli yıl, ister yüz yıl... İslam alemi Mustafa Kemal'in açtığı yol ve Türk devrimini taklit etmek zorunda kalacak. Çünkü var olabilmek için başka şansı olmayacak. Ve bizim finalimizde de herkes; Kürtçüsü, liberali, dincisi, herkes Mustafa Kemal'in kurduğu laik demokratik cumhuriyetin eşit yurttaşları olmanın ne büyük bir nimet olduğunu anlayacak.
Hırsızsın, yalancısın, işbirlikçisin, iftiracısın ve durmadan kul hakkı yiyorsun. Senin "Allah bizimledir" demen Allah'a hakarettir ancak!

Kupkuru bir "Allah bizimledir" sözüyle imkansızı imkanlı kılamazsınız. Hem Allah'ın sizinle olması değil mesele; siz ne kadar Allah'lasınız?

Zaman daralıyor, sevişin!

13 Ekim 2014 Pazartesi

Her devletin bir ordusu olmayabilir, fakat her ordunun bir devleti vardır. Ve bir ordu varlığını korumak için bir devlete muhtaçtır. Siyasal İslamcılar ve etnik bölücülerin Türk devletine saldırısı, devletle olduğu ölçüde Türk ordusunun varlığına da saldırıdır. Siyasal İslamcıların ve etnik bölücülerin Türk devletine saldırısı böyle devam ederse, Türk ordusu varlığını korumak için hareket edebilir. Sonra kimse darbe oldu diye ağlamasın.
Türk devleti varlığını Türk ordusuna, Türk ordusu da varlığını Türk devletine borçludur. Ya ikisini birden yok edersiniz, ya yok olursunuz.
İstanbul'un başkent olması ne zaman gündeme gelecek?

10 Ekim 2014 Cuma

Yaşananların asıl sebebi devlet bürokrasisinin 12 yıl içinde çürütülmesidir. Bürokrasinin felç edilmesi aynı zamanda devletin felç edilmesi. En büyüğünden en küçüğüne kadar devletin tüm yönetim kademesi liyakat esasına göre değil siyasete göre dizayn edildi ve kimse işini bilmiyor! Mevcut ve yetişmiş bürokratların çoğu 12 yıl içinde ya emekli oldu ya tasfiye edildi. Yerlerine gelenlerle alabileceğimiz yol bu kadardı. Bu durum asker için de, polis için de, akla gelen tüm devlet kademeleri için de böyle. Herhangi bir müdürlüğe gittiğinizde yönetici kadronun yüzüne iyi bakın. Orayı hak etmediğini ve işini bilmediğini anlamanız zor değil. En büyüğünden en küçüğüne kadar dikkatle bakın, aslında hepsi aynı adam ve aynı bayan. Tornadan çıkmış gibi. Devlet ehliyetini yeni almış bir bayanın kullandığı araba gibi. Nereye gideceğini kimse bilemez.
Ne Türk halkı, ne ekonomik sistem 80 öncesi gibi değil. Halk ve ekonomi her gün ölümlü olaylar olan bir Türkiye'ye fazla tahammül edemez. Birileri "Kaybolan devlet otoritesini yeniden tesis etmek içün..." demek için 80 öncesinde beklediği kadar beklemez. Finali çok zorlarsanız, finalde devlet ordudur.

9 Ekim 2014 Perşembe

Rahatken faşist maşist deyip, götün sıkışınca "Nerede bu Türk milliyetçileri!" diyorsun ya... De!
Türklük ne sadece bir kan bağı, ne biyolojik bir varoluştur. Türklük haksızlığa açılmış savaş, adaletten yana bir duruştur.

23 Eylül 2014 Salı

İnsan sevdiğini aşık olduğu gün kaybeder.


1 Aralık 2013 Pazar

Sağcı, Solcu, Marksist, Liberal, İslamcı, Ülkücü, Cemaatçi, Müslüman, Deist, Ateist veya kendinizi tanımladığınız her ne sıfat olursa olsun eğer Türkçe konuşuyorsanız, babanız ve dedeniz de Türkçe konuşmuşsa Türksünüz. Hatta bunu kabul etmek istemeseniz, nefret etseniz dahi Türksünüz. Diğer bütün sıfatlarınızı kendi isteğinizle reddedebilir veya değiştirebilirsiniz; Müslümanken Hristiyan, Marksistken liberal (örneği çoktur), ateistken İslamcı olabilirsiniz, fakat Türklüğünüzü, dedelerinizi, dedelerinizin dedelerini ve onların dedelerini değiştiremezsiniz. Diller farklı olduğu sürece milli kimlikler de farklı olacaktır.
Örneğin, bugün Türklüğü reddeden ve "Türk diye bir milleti yoktur" diyen Yasin Aktay kalkıp o çok beğendiği ve hakkında asla "yoktur" kelimesini kullanmayacağı Arap milletinden bir ülkeye gitse ve "Ben Türklüğü tanımıyorum, benim için ümmet önemlidir, ben Türk değilim." dese ne olur? O gittiği ülkenin insanları mutlulukla sırtını sıvazlar, "Aferin, doğru yolu buldun, sen bizim kardeşimizsin" der. Fakat ümmet ve kardeşlik üzerine kurdukları bu dostluğun ne kadar süreceği Yasin Aktay'a bağlıdır. Çünkü kardeş olduğu o milletin mensuplarıyla yaşayacağı ilk ihtilafta kendisine Türklüğü o kardeşleri tarafından hatırlatılacaktır. İlk tartışmasında o kardeşleri, yüzüne karşı veya arkasından "Türk değil mi işte!" diyeceklerdir. Ve Bu durum herkes için geçerli. İster liberal olun ister Marksist, ister İslamcı; çıkıp hangi ülkeye giderseniz gidin, "Ben Türklerden nefret ediyorum, ben de sizin gibiyim" deseniz bile ilk fikir ayrılığında geleceğiniz nokta budur: "...... Türk!"
"Ama bütün sınırlar kalksın, sosyalist bir dünyada ırklara milliyetlere ihtiyacımız yok" veya "Bize daha büyük bir şemsiye lazım, Türk, Arap, Fars yok hepimiz ümmetiz" diyorsanız da eyvallah. Biz Türklüğümüzden vazgeçmeye hazırız fakat diğerleri hazır mı? Ruslar komünist olduklarında Rusluklarından vazgeçip, Rus olmaktan utandılar mı? Araplar Müslüman olunca Araplıklarını reddedip, Araplığı aşağıladılar mı? Daha net olsun; Hz. Muhammed ırklar milletler yoktur deyip Araplığını inkar etti mi?

Ha, bir gün insanlık farklı millet olmayı, farklı diller konuşmayı aşar, dünya insanlığı veya ortak dünya dili konuşma aşamasına gelirse onu da tartışırız. Yeter ki bütün insanlık kendi dilinden veya milli kimliğinden vazgeçsin. Bu, bugünün konusu değil, yakın tarihin konusu da olmayacak gibi. Bunu o zamanda yaşayacak olan torunlarımız tartışırlar. Bizim yaşadığımız dünya maalesef böylesine hümanist, böylesine ütopik bir dünya değil. Her yerde savaş var ve ayakta kalabilmek, var olabilmek için milli kimliğimize ve değerlerimize sahip çıkmak zorundayız. Bunu başaramayan devletlere neler olduğunu tarihten değil, bugünden görüyoruz. İşte Afganistan, Irak, Libya, Suriye... Ölen milyonlarca insan, ırzına geçilen yüz binlerce Müslüman, doğal kaynakları başka milletlerin eline geçmiş, cahil bırakılmış bir İslam medeniyeti. İslam medeniyeti demişken şunu da belirtmek lazım: 1000 yıldır Anadolu'da İslam'ın kılıcı kalkanı olmuş, İslam sancağını Viyana önlerine kadar götürmüş, bugün ise İslam aleminin en güçlü devletine sahip olan Türk milletine düşmanlık bir anlamda İslam medeniyetine yapılan düşmanlıktır.
Türklük ve Türklük üzerinden İslam medeniyetine olan düşmanlık geçmişte de vardı, bugün de var, gelecekte de olacak. Fakat, Alparsanlar, Fatihler, Mustafa Kemaller vardı, biz varız ve bizim torunlarımız da olacak.

24 Kasım 2013 Pazar

Bu topraklara neredeyse bir öğrencinin öğrenim süresi kadar sürede eşit yurttaşlık ruhunu, demokratik cumhuriyet bilincini ve Türklük şuurunu öğretmeyi başarmış Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK başta olmak üzere, kaybettiğimiz tüm öğretmenlerimize Allah'tan rahmet, hayatta olan tüm öğretmenlerimize de başarılar dilerim. Gününüz kutlu olsun.
Fenerbahçe'ye helal olsun. Adamlar onca baskıya rağmen boyun eğmediler, hem takımlarına hem başkanlarına sahip çıktılar. Ha, bir "düşmanın" olacaksa bu ligde Aziz Yıldırım gibi olsun. Stad yapsın sen de yapmak zorunda kal, şirketleşsin sen de şirketleş. Yeri gelsin siz hepiniz ben tek desin gider yapsın, onu yenmek de keyifli olsun, yenilmek de. Taraftarı da yeri geldiğinde hiç kompleks yapmadan "Beşiktaş sen bizim her şeyimizsin!" demeyi bilsin. Helal olsun!

15 Ekim 2013 Salı

Sahte deliller ile hapse atılan ve bir bayramı daha ailelerinden ayrı geçirmek zorunda kalan TSK mensuplarına selam olsun. Türk milletinin Kurban Bayramı kutlu olsun.

28 Ocak 2013 Pazartesi

Ünlüyseniz ve TT olduysanız ya muhalif olduğunuz için linç ediliyorsunuz ya uyuşturucu yakalattınız ya da artık bu dünyada değilsiniz.

27 Ocak 2013 Pazar

Ne kadar çok şey olmaya çalışıyoruz, kendimiz dışında.